Sağlıklı bireylerde aspirin kullanımı
Sağlıklı bireylerde aspirin kullanımı

Sağlıklı Bireylerde (Ateroskleroz Olmayanlarda) Aspirin Kullanımı

Facebook
X
WhatsApp
Telegram

Aterosklerozu olmayan sağlıklı bireylerde aspirin kullanımı artık rutin olarak önerilmemektedir. Kalp ve damar hastalığı geçirmemiş kişilerde aspirinin koruyucu etkisi sınırlıdır; buna karşılık kanama riski gerçektir ve göz ardı edilemez.

Aspirin, doğru hastada hayat kurtarıcıdır; yanlış hastada ise gereksiz risk oluşturur. Bu nedenle “önlem olsun” yaklaşımıyla değil, bilimsel veriler ve hekim değerlendirmesiyle kullanılmalıdır.

Sağlıklı Bireylerde (Ateroskleroz Olmayanlarda) Aspirin Kullanımı

Aspirin, uzun yıllar boyunca “kalbi koruyan ilaç” olarak bilindi ve özellikle kalp krizi riskini azaltmak amacıyla yaygın şekilde kullanıldı. Bu algı o kadar yerleşti ki, birçok kişi herhangi bir damar hastalığı tanısı olmasa bile “önlem olsun” düşüncesiyle aspirin kullanmaya başladı. Ancak son yıllarda yapılan geniş kapsamlı bilimsel çalışmalar, sağlıklı bireylerde aspirin kullanımına bakış açısını köklü şekilde değiştirdi.

Bugün artık sorulan temel soru şudur: Aterosklerozu olmayan, yani damar sertliği bulunmayan sağlıklı bir birey aspirin kullanmalı mı?. Bu sorunun yanıtı, geçmişte sanıldığından çok daha farklıdır.

Aspirin Ne Yapar, Ne Yapmaz?

Aspirin, kan pulcuklarının (trombositlerin) birbirine yapışmasını azaltarak pıhtı oluşumunu zorlaştıran bir ilaçtır. Bu etkisi sayesinde, kalp krizi veya inme geçirmiş kişilerde ikinci bir olayın önlenmesinde son derece değerlidir. Yani aspirin, ikincil koruma dediğimiz durumda çok önemli bir yere sahiptir.

Ancak aspirin, damar içinde henüz oluşmamış bir hastalığı ortadan kaldırmaz. Damar duvarı sağlıklıysa, yani aterosklerotik plak yoksa, aspirinin sağlayacağı koruyucu etki oldukça sınırlıdır. Buna karşılık, ilacın kanama riski her durumda mevcuttur. İşte bu noktada fayda–risk dengesi belirleyici hale gelir.

“Sağlıklı Birey” Ne Demektir?

Bu yazıda “sağlıklı birey” denildiğinde kastedilen, damar sertliği (ateroskleroz) saptanmamış, daha önce kalp krizi, inme veya damar tıkanıklığı yaşamamış kişilerdir. Yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği veya şeker hastalığı gibi risk faktörleri bulunabilir; ancak bu durum, tek başına damar hastalığı olduğu anlamına gelmez.

Yani risk faktörü taşımak ile damar hastalığına sahip olmak aynı şey değildir. Aspirin kararı bu ayrım üzerinden verilmelidir.

Güncel Bilimsel Yaklaşım Ne Diyor?

Son 10–15 yıl içinde yapılan büyük ölçekli çalışmalar, sağlıklı bireylerde aspirin kullanımının kalp krizi ve inme riskini beklenildiği kadar azaltmadığını, buna karşılık kanama riskini anlamlı şekilde artırdığını ortaya koymuştur.

Bu çalışmaların sonucunda uluslararası kardiyoloji ve dahiliye kılavuzları, aterosklerozu olmayan bireylerde aspirinin rutin olarak kullanılmasını önermemektedir. Çünkü elde edilen fayda, ilacın neden olabileceği zararları dengeleyememektedir.

Kısacası güncel tıbbi yaklaşım şunu söyler: Aspirin, sağlıklı bireylerde “koruyucu” bir vitamin gibi düşünülmemelidir.

Kanama Riski Neden Bu Kadar Önemlidir?

Aspirin düşük dozda bile olsa kanama riskini artırır. En sık görülen sorun mide ve bağırsak sistemine ait kanamalardır. Bu kanamalar bazen belirgin olurken, bazen gizli kan kaybı şeklinde ilerleyebilir ve fark edilmeden kansızlığa yol açabilir.

Daha nadir ancak çok daha ciddi bir risk ise beyin kanamasıdır. Özellikle ileri yaşta, tansiyonu kontrolsüz olan veya mide koruyucu almadan aspirin kullanan kişilerde bu risk göz ardı edilemez.

Buradaki kritik nokta şudur: Sağlıklı bir bireyde aspirinin önleyebileceği olay sayısı, neden olabileceği kanama sayısından daha azdır. Bu nedenle “zararı yoktur” yaklaşımı bilimsel olarak geçerli değildir.

Hiç mi İstisna Yok?

Bazı özel durumlarda, damar hastalığı tanısı olmamasına rağmen aspirin kullanımı doktor tarafından bireysel olarak değerlendirilebilir. Çok yüksek kalp-damar riski taşıyan, ancak kanama riski düşük olan seçilmiş hastalarda bu karar gündeme gelebilir. Ancak bu durum genel bir öneri değildir ve mutlaka hekim değerlendirmesi gerektirir.

Önemli olan, bu istisnaların kişisel risk analizi ile belirlenmesidir. “Komşum kullanıyor”, “yaşım ilerledi”, “önlem olsun” gibi gerekçelerle aspirin başlanması doğru değildir.

Kendi Kendine Aspirin Başlanır mı?

Hayır.

Aspirin, reçetesiz temin edilebilse bile rastgele başlanacak bir ilaç değildir. Özellikle sağlıklı bireylerde, doktor önerisi olmadan aspirin kullanımı potansiyel olarak zararlıdır.

Aspirin kullanımı kararı; yaş, tansiyon durumu, mide hastalıkları, daha önce kanama öyküsü, eşlik eden ilaçlar ve genel kalp-damar riski birlikte değerlendirilerek verilmelidir. Bu değerlendirme yapılmadan başlanan aspirin, beklenen faydayı sağlamadığı gibi ciddi sorunlara yol açabilir.

Referans: https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8045673/

RANDEVU ALIN

“Sağlıklı bireylerde aspirin kullanımı” ile ilgili detaylı bilgi ve değerlendirme için Prof. Dr. Olcay Özveren’den randevu alabilirsiniz.