Ramazan ayı yaklaşırken kalp hastalarının en çok merak ettiği konulardan biri, mevcut rahatsızlıklarının oruç tutmaya engel olup olmadığıdır. Kalp hastalıkları çok geniş bir yelpazeye sahip olduğu için bu sorunun tek bir cevabı yoktur; ancak tıbbi açıdan “yüksek riskli” kabul edilen ve oruç tutması sakıncalı görülen durumlar oldukça nettir.
Aşağıda, tıbbi klinik rehberler ışığında hangi kalp hastalarının oruç tutmasının riskli olabileceği detaylandırılmıştır.
Oruç tutması riskli görülen kalp hastaları
Kalp hastaları için temel risk, uzun süreli susuzluk (dehidratasyon), kan hacmindeki değişiklikler ve ilaç saatlerinin aksamasıdır. Aşağıdaki durumlara sahip kişilerin oruç tutması genellikle tıbbi açıdan önerilmez:
- Yakın zamanda kalp krizi geçirenler. Son 6 ay içinde kalp krizi geçirmiş veya kalp damarlarına stent takılmış, bypass ameliyatı olmuş hastaların iyileşme süreci devam ettiği için oruç tutmaları riskli olabilir.
- Stent, bypass veya yoğun kan sulandırıcı tedavi kullananlar. Stent takılan veya bypass ameliyatı geçiren hastalarda kan sulandırıcı ilaçların düzenli kullanımı hayati önem taşır. Bu ilaçların atlanması stent tıkanmasına ve kalp krizine yol açabilir. Eğer ilaçlar gün içine yayılmış şekilde kullanılıyorsa, doktor önerisi olmadan oruç tutmak riskli olabilir.
- Ağır kalp yetmezliği olanlar. Kalbin pompalama gücü ciddi oranda düşük olan ve vücutta sıvı birikmesi (ödem) nedeniyle idrar söktürücü ilaç kullanması gereken hastalar, uzun süreli susuzluğa karşı çok hassastır. Bu hastalarda günlük kilo takibi önemlidir; ani kilo artışı vücutta sıvı biriktiğini gösterebilir ve böyle bir durumda oruç sürdürülmemelidir.
- Kontrol altına alınamayan yüksek tansiyon. İlaç tedavisine rağmen tansiyonu sık sık yükselen veya dengesiz seyreden hastalar için gün boyu ilaç almamak ciddi tansiyon krizlerine zemin hazırlayabilir.
- Sık göğüs ağrısı (Angina) yaşayanlar. İstirahat halindeyken veya hafif hareketle göğüs ağrısı yaşayan, damar tıkanıklığı henüz stabil hale gelmemiş kişilerin oruç tutması sakıncalı olabilir.
- Ciddi ritim bozukluğu olanlar. Özellikle hayati risk taşıyan veya ilaçlarla zor kontrol edilen hızlı ritim bozuklukları, sıvı-elektrolit dengesinin bozulmasıyla tetiklenebilir.
- Günde çok sayıda ilaç kullananlar. Kalp sağlığı için gün içine yayılmış (sabah, öğle, akşam) bir ilaç programı olan hastaların, bu düzeni sadece iftar ve sahurla sınırlaması tedavinin etkisini bozabilir.
- Kalp kapak hastalığı ve kan sulandırıcı kullananlar. Özellikle mekanik kapak taşıyan ve varfarin (Coumadin) gibi yakın takip gerektiren kan sulandırıcı kullanan hastalarda, beslenme düzenindeki ani değişiklikler ilaç düzeyini etkileyerek pıhtı riskini değiştirebilir.
Oruç tutarken karşılaşılabilecek riskler
Kalp hastaları için uzun süreli açlık ve özellikle susuzluk şu durumlara zemin hazırlayabilir:
- Kandaki pıhtılaşma eğiliminde artış. Vücut susuz kaldığında kan yoğunlaşabilir, bu da damar tıkanıklığı veya stentlerin tıkanma riskini etkileyebilir.
- Elektrolit dengesizliği. Terleme ve idrarla kaybedilen potasyum ve magnezyum gibi kalp ritmini etkileyen minerallerin yerine konamaması ritim bozukluklarını tetikleyebilir.
- Tansiyon dalgalanmaları. İftar sonrası ağır yemek tüketimi, kanın sindirim sistemine yoğunlaşmasına ve kalbin iş yükünün aniden artmasına neden olarak tansiyon dengesini bozabilir.
- Sıcak hava ve susuzluk etkisi. Ramazan yaz aylarına denk geliyorsa uzun süreli susuzluk kalp hastaları için daha riskli hale gelir. Terleme ile sıvı kaybı arttığında tansiyon düşebilir, ritim bozuklukları tetiklenebilir ve böbrek fonksiyonları olumsuz etkilenebilir.
- İftar sonrası kalp yükünde artış. Uzun süreli açlıktan sonra aniden ağır yemek tüketmek kalp üzerine ek yük bindirebilir. Özellikle koroner arter hastalarında göğüs ağrısı tetiklenebilir. İftara hafif başlayıp öğünü zamana yaymak daha güvenlidir.
Oruç tutabilecek kalp hastaları hangileridir?
Her kalp hastası “oruç tutamaz” demek doğru değildir. Aşağıdaki şartları taşıyan hastalar, doktorlarına danışmak şartıyla oruç tutabilirler:
- Kalp hastalığı uzun süredir stabil (dengeli) olanlar.
- Tansiyonu tek veya iki ilaçla tamamen kontrol altında olanlar.
- Şikayeti olmayan, egzersiz kapasitesi iyi olan stabil koroner arter hastaları.
- İlaç saatleri iftar ve sahur düzenine göre hekim tarafından ayarlanabilen hastalar.
Özellikle hem kalp hastalığı hem diyabeti olan kişilerde oruç planı mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır. Kan şekeri dalgalanmaları kalp ritmini, tansiyonu ve genel kalp sağlığını etkileyebilir.
Kalp hastaları için Ramazan tavsiyeleri
Doktor onayıyla oruç tutan kalp hastalarının şu kurallara uyması hayati önem taşır:
- İlaç düzeni. İlaçlarınızı asla kendi başınıza bırakmayın veya dozunu değiştirmeyin. Doktorunuzun iftar ve sahur için yaptığı yeni düzenlemeye sadık kalın.
- Sıvı tüketimi. İftar ile sahur arasında vücudun ihtiyacı olan suyu mutlaka tüketin (ortalama 2-2.5 litre).
- Beslenme şekli. İftarda birden ve ağır yemekten kaçının. Az az, sık aralıklarla beslenin. Ağır, yağlı ve çok tuzlu gıdalardan uzak durun.
- Tuz kullanımı. Tuz, tansiyonu yükseltip vücutta su tutarak kalbe yük bindirir. Ramazan boyunca tuz tüketimini minimuma indirin.
- Dinlenme. Günün en sıcak saatlerinde fiziksel aktiviteden kaçının ve serin yerlerde dinlenmeyi tercih edin.
- Egzersiz planı. Hafif yürüyüş gibi aktiviteler genellikle iftar sonrası daha güvenlidir. Gün içinde susuzken yoğun egzersiz yapmak tansiyon düşüklüğüne ve ritim sorunlarına yol açabilir.
Ne zaman oruç bozulmalıdır?
Oruç tutarken aşağıdaki belirtilerden biri gelişirse, sağlığınızı riske atmamak adına orucu sonlandırıp bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız:
- Göğüste baskı, ağrı veya yanma hissi.
- Aniden başlayan şiddetli nefes darlığı.
- Kontrol edilemeyen çarpıntı atakları.
- Şiddetli baş dönmesi, göz kararması veya bayılma hissi.
- Tansiyonun aşırı yükselmesi veya düşmesi.
Önemli Not: Kalp hastalıkları kişiye özeldir. Bir hastanın tutabildiği orucu diğeri tutamayabilir. Bu nedenle oruç tutmaya karar vermeden önce mutlaka sizi takip eden kardiyoloji uzmanına muayene olmalı ve son durumunuzu değerlendirmelisiniz. Sağlık mazereti olan kişilerin oruç konusunda dini açıdan kolaylaştırıcı hükümler bulunduğu da unutulmamalıdır.
Sonuç
Kalp hastalarının oruç tutup tutamayacağı hastalığın türüne, şiddetine, kullanılan ilaçlara ve genel sağlık durumuna göre değişir. Bu nedenle en doğru karar, kişiyi takip eden doktorun değerlendirmesi ile verilmelidir. Sağlığınızı riske atmamak her zaman öncelikli olmalıdır.





